8 Ağustos 2011 Pazartesi

Büşra.son

Büşra nın ilk ayları fena gitmedi..

Bir öğleden sonrası bahçede oturuyorduk hep birlikte.Büşra kaynanasından bahsediyordu,sevmiyorum diyordu onu ..bana habşre iş buyuruyor....

Buşra nın anneanesi kızacağına,pohpohladı onu.Yapma dedi,kalksın kendisi yapsın seni onlara hizmetçimi verdik.At gibi ka.ı,o daha sana hizmet etsin.Çirkin oğullarına kız verdik seni tepelerinde taşımaları lazım..

O günden sonra hep huzursuzlarından bahsetti..

Anneanne hiç sevmiyordu damat ını .karga diye bahsediyordu ondan.Bir zaman sonra,büşra da öyle bahsetmeye başladı, hiç sevgisi yok gibiydi.

Şiddet başladı aralarında..Hamile olduğunu öğrendi..geri geldi,boşanmak istedi..

Bir ay kadar kaldı dede evinde.Annesi boşanmasını istedi,çocuğuda aldırmasını...

Buşra çok düşündü,kıyamadı..Kocasının geri dön çağrısıyla gitti..

Kızı oldu,iki yıl sonrada oğlu..

Kocasından hep nefret etti.yüne bakmak istemiyorum ,miğdem bulanıyor diyordu..

Hastaneye yattığını öğrendik..

Panik atak mış ileri derecede...

Doktor üstüne gitmeyin demiş,istediğini yapsın.eleştirmeyin,bağırmayın.Kalp krizini tetikleyebilirmiş...

Birkaçyıl önce dikkatimi çekmişti...Çok fazla telefonla meşguldü,devamlı mesaj yazıyordu,eyvah demiştim...

Kocası bir sevgilisi olduğunu öğrenmişti...

Mustafayla görüşüyordu.Pişman olmuştu,kocanı çocukları bırak bana kaç diyordu.Onunda vardı iki çocuğu...

Kıyametler koptu...Kocası ,çocuklarla beraber bıraktı gitti...

Aradan birkaç hafta geçti.evde yengeler vardı kalabalıklardı.sığamadı orda..Annesinin evine gitti,ordada babalık çocukları istemedi..

Geri döndü.Kızı yaşıtlarından çok küçük görünüyordu,gelişim bozukluğu varmış.okumasıda geriydi..

Onun tedavisiyle ve kendi hastalığıylada uğraşıyordu...

Şu anda 32 yaşlarında,güzel ama yorgun mutsuz bir kadın..

Ben onun mutsuzluğunun sebebi olarak ailesini gormüşümdür..Cıvıl cıvıl sevgi dolu bakan bir çocukken ,aşırı baskıyla ve yasaklamalarla ,şiddetle onu hizaya getirmeye çalıştılar..ne çocukluğunu yaşamasına nede genç kızlığını yaşamasına izin verdiler..

Komşuya gelince...iftira atan ,yeren komşu...İki kızıda mutsuz ve hasta .biri ileri derecede şeker,biride böbrek hastası.ikisininde eşleri bıraktı anne evine ..

Duyduğum doğruysa,mustafa da mutsuzmuş ve rusyaya çalışmaya gitmiş daha dönmemiş..

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Büşra..3

Büşra ,karşı komşunun düğününde tanıştırıldı mustafayla..Mustafa onu görmüş beğenmişti.Düğün sahibinin uzaktan akrabasıymış..Onlarında araya girmesiyle tanıştılar,annesininde onayıyla arkadaşlığını kabul etti..

Düğünün ertesi gününde geldi ,bir saat komşuda görüştüler sonra gitti.telefonda konuştular,mektup yazdılar..Askere gitmeden anneanneye göstermeden,birkaç kez daha görüştüler..

Mustafa askere giderken,ikisininde yüreğinde aşk çoktan büyümüştü..Gözyaşları içinde ayrıldılar.Büşra iki günde bir, askeriyeden onu arıyordu bazen annesinin evinden bazende anneannesinin evinden...

Bir günü hiç unutmam..Öyle bir telefon faturası gelmiştiki kıyametler kopmuştu,annesi sessizce ödedi kızını savundu..

İzne geldiğinde görüştüler,kendi aralarında söz kestiler..

Anneanneye söylediklerinde ,resmen nişan olmazsa bu iş olmaz dedi,görüşemezler..

Mustafa başını kapatmasını istedi,ailem kapalı seni istemezler sonra dedi,büşra kapandı.Çeyiz hazırlıklarını hızlandırdı,ailesinin askerden sonra onu isteyeceğini söylüyordu..

Askerliği bittiğinde birkere daha görüştüler,sonra haber alamamaya başladı buşra..

Buşra birgün onu aradığında,telefona kızkardeşi çıktı..Abisinin nişan hazırlığı yaptığını,onu istemediklerini,niye hala daha arayıp durduğunu gibi birsürü hakaret duymuş..

İnanamadı..Ağladı ,bağırdı...Tekrar tekrar aradı...Mustafayla konuşana kadar durmadı.

Onu dinlediğinde inanmak istemedi..Evet dedi başkasıyla nişanlanıyorum,ailem seni onaylamıyor.Seni araştırmışlar,komşun senin hakkında kötü şeyler söylemiş.Annem seni asla almayacağını söyledi,beğendiği kızı almazsam bana hakkını helal etmeyeceğini söyledi..Beni unut dedi ve kapattı telefonu.

Büşra ilk krizini ozaman geçirdi..Saçlarını yoldu. kökünden kopartıyor,kendini ordan oraya atıyordu.

Başa çıkamadılar,hastaneye götürdüler.Sakinleştirici iyne yaptılar.Doktor bile şaşırmıştı,ne oldu bukadar dedi cenazenizmi var..

Günlerce yattı..

Haftalarca konuşmadı,sudan başka birşey ağzına koymadı..

Söyleyen komşuyu buldular.yan komşularıbuşrayla yaşıt kızları olanmış.
Çok büyük kavga ettiler..Büşra lanetler okudu onlara,beddualar yağdırdı...

Mustafanın düğün tarihini öğrendi..

Birilerinin onu istediğini öğrendi,gelsinler dedi hemen...

Geldiler ,evet dedi..hemen düğün olsun...

İnanamamıştım çocuğu görünce..

Kısa ,islikara,çenesi ve burnu uzun biriydi..

Az konuşuyor genelde surat asıyordu..

Öyle varlığı felanda yoktu..

Bu çocuğa neden evet demişti..

Çok ikna etmeye çalıştık,ama dinlemedi..

Mustafa nın düğününden önce evlendi..

Arkasından yaptığı hataya ağladığımı hatırlıyorum..

O öyle güzeldiki..Yanındakide çirkin kurbağa..Ama yüzlerce kez öpsen bile prens e dönüşmeyecek bir kurbağa..

18 Temmuz 2011 Pazartesi

İsteyip başarmak..


Vallahi de oldu,billahide oldu...15 gün önce dedi ben manken olucam aney.

Cuma günü başvurduğu erberk ajans a bugün kabul edildiğini bildiren mail geldi ayrıcada telefonunada mesaj..

Bir hafta içinde ajans'a çağırıyorlar,sözleşmeyi imzalayacak ve profesyönel fotolar çekilecekmiş..

Bu kızdan korkulur,kafasına bişeyi koymasın.4 ay önce 15 kilo fazlası vardı,şimdi kayıtlı bir manken oluyor..

İyide babamıza ne diyeceğiz...

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Büşra 2..

Büşra 15 yaşına kadar her türlü isteğini bağırarak,ağlayarak ve dayak yiyerek elde etmeye çalıştı.

Ev işlerine yardımcı oluyor,mahalle kadınları arasında dedikodu kazanının içinde hayatı şekilleniyordu.

Komşunun iki yaşıt kızları vardı kendisiyle,onlarla yakındı.Onu bir akşam üstü, benim bir aralar gittiğim ehliyet kursundan tanıdığım bir çocukla gördüm.Kursun haylazı ve çapkın çocuğu Ahmet ti.Her mahalleden bir kız tavladığıyla övünürdü..

Büşraya sordum o kimdi diye..Sevgilim dedi,adı Ahmet..

Ben onu zaten tanıdığımı söyledim.söyleyip söylememek arasında tereddüt ettim ve sonunda dayanamadım.Dikkat et ama o çok çapkın ,başka kızlarlada geziyor olmasın dedim..

İçine yalnızca biraz tereddüt sokmak istedim,fazla kapılmasın çocuğa.Ahmet in yapısını az çok çözmüştüm.

Bir gün ikisini gören birileri anlatmış ailesine..

Kıyamet koptu,kızı hırpaladılar,yasakladılar.Dinlemedi tabiki.

Çok kez yakalandı,bir keresinde öyle bir dayak yediki bağışlarına bizler koştuk ama elinden alamadık anneannesinin.Kendinimi elletiyorsun,or...pumu olacaksın, başımıza mı kalacaksın diye bağırıyordu kadın.

Çocuk herhalde bıktı olaylardan aramadı kızı..Zamanla sakinleşti büşra da.

40 Dan sonra ..


Geçen gün seyrettiğim bir tv proğramını hatırladım,bu sabahki diziyi seyrederken..Film içinde film.

O proğramda bir kadın ın değişimini anlatıyorlardı.Kadın 47 idi galiba yanlışım olmasın,harika yeşil gözleri vardı,gülümseyerek konuşmaya çalışıyordu ama içinde oluşan gözyaşı tomurcuklarını zor zaptediyordu.saklamak için yüzünü kırıştırıyor,havaya bakıyor kirpiklerini açıp kapatıyordu.
Ben seyrederken ne hoş kadın dedim niye değişmek istiyorki.Orta boyda orta kiloda,esmer güzeli bir bayan.Tavırlarından ,el hareketlerinden klas olduğuda aşikar..

Anlatmaya başladı...

Üniversitenin ilk yılında tanışmış eşiyle.Çok sevdim onu diyor,çokk...

O üst sınıtaydı,flört ettik .okulu bitince bana evlenmeyi teklif etti.

Okulu bıraktım evlendik.ailemde kıyametler koptu,ben onların umuduydum..Babam benimle hiç konuşmadı,bana küs öldü...

İki yıl sonra bir oğlum oldu.Eşim işinde çok ilerledi,rahat bir hayat yaşıyorduk.25 inci evlilik kutlamasını nasıl yapacağımızı düşünürken,eşim ayrılmak istediğini söyledi..

Dondum kaldım..Hiç anlamamıştım..Öyle büyük bir tartışmamız olmamıştıki..

Başkası varmış hayatında..Asistanı,oğlumla yaşıt bir kız..

Ayrıldık mecburen .seni sevmeyen birine ayrılmıyorum diyemezsinki..

Üstündeki ,bütün gayrimenkulleri devir etmiş çok önceleri..Bir tek bu yaşadığım ev var,yarısı onun üstüne..

Bide verdiği yaşamama yetecek nafaka..Yaşıyorum işte..

Oğlumun okul parasını da ödesin başka bir şey istediğim yok..

Arkadaşım yazdırmış beni bu proğrama......



Değiştikten sonra ,inanamadım..zaten çok güzel bir kadındı ama muhteşem olmuş.gözlerinde başka türlü bir pırıltı vardı artık..Hayatımı sıfırladım artık dedi umutla bakıyorum artık herşeye..


Bize anlatan olmamıştı.Hayatı 40 lı yaşlardan sonra nasıl sıfırlar ve yeniden herşeye nekadar başlayabilirsinki.

İşin yoksa,mesleğin yoksa,diploman yoksa,paranda yoksa hadi sıfırla bakalım hayatı.Ömrünü,hayatını çalmasına izin verdiğin adam seni bir araba değiştirir gibi atsın.


Kızıma bunu o gün odasından çağırıp gösetermiştim.Bu tür fırsatları hiç kaçırmam.E kıssadan
hisse...Kulağına küpe...

12 Temmuz 2011 Salı


Bahçedeki havuza bakıyorum...

Güvercinler konuyor .suyunu içiyor,yıkanıyorlar.Birbirleriyle şakalaşıyorlar.Görmeyen inanmaz çok muzur şeyler..

Beş taneler.Biri habire kabarıyor,öbürüne cilve yapıyor,etrafında dönüp duruyor.Biride acaip yaramaz onları suya itiyor..Guguldaştılar durdular.

Arkalarından bir kedi yaklaştı usul usul...Panik oldum ,kuşları uyarmak istedim ama ben camı açıncaya kadar üzerlerine atladı,kuşların uçmasıyla suya düşmesi bir oldu..Kim demiş kediler yüzemez diye,öyle bir kenara yüzüşü vardıki,çıktı,havuz kenarında silkelendi,yalandı ama gözü hala havadaydı ,aklıda kuşlardaydı sanırım..Beni bayağı güldürdü.

Onları seyretmek bana huzur verdi içim açıldı. Yeniden yazmak ,birşeyleri paylaşmak istedim.

Bu çok basit günlük ,hiç dikkate bile almadığımız şeylerin içinde okadar güzellikler varki,yeterki bakmasını bilelim...

Sanem nasıl Büşra oldu. 1..


O nu tanıdığımda 4 yaşındaydı..Siyah kısa kesilmiş saçları,bal rengi iri gözleriyle çok tatlı bir kız çocuğuydu.

Annesi çok karışık sebeplerden dolayı babasından boşanmıştı ve anneannesinde kalıyorlardı.

Dedesine baba diyordu.annesi ve iki dayısı öyle diyordu ya ..İçten içe duyulan bir baba isteği,bana hep öyle gelirdi.

Annesi çalışmaya başladığı sene evlendi.Sanem daha 6 yaşına girmemişti.Hoş evlensede ,çalışşada ne fark ederdiki..Annesinden annelik görmemiştiki.Anneannesi karışırdı herşeyine ..kimseye laf söyletmezdi..döverse o döver severse o severdi..

Üvey baba sessiz biriydi ,onu çocuğu gibi benimsemeye çalıştı tabiki aneanne nin izin verdiği ölçüde..Aynı mahallede ev tuttular ama sanem yine anneannesinde kalıyordu,onu vermedi.çok istiyorsanız kendinize yeni bir çocuk yapın demişti...

Ben bir kaç kere sanem in annesine yanlış yaptıklarını söylemiştim..Bir çocuğun yeri annesinin yanı dır..Sevgi emek ister,anne kız ilişkisi beraber olduğu müddetçe büyür sağlamlaşır,senin evinde yatsın,akşamları sen yatır,saçını okşa.gündüzleri yine kalsın anneannesinde..Ama dinlemediler.

Katı kuralları olan bir aileydi,kardeşin yada eşin değilse bir erkekle konuşmak onlara göre ahlaksızlıktı...Sanem i küçücük yaşlarda kafasına tülbent i örter nekadar güzel oldu diye gösterirlerdi..

Sanem okula başladı.dikkat sorunu vardı,odaklanamıyordu.Zaman zaman ona ders gösterirdim,beni dinler ve severdi.

Erkeklerle ilgili kafasını çok dolduruyorlardı,çocukta herşeyi büyük bir olay gibi anlatıyordu ailesine..şu cocuk bana dokundu,bu çocuk yanıma oturdu..

Annesini hiç dinlemiyordu.anne sevgisi bilmiyorduki.Baba sevgiside bilmiyordu..Öz babası aramıştı birçok kez.kızıyla vakit geçirmek istemişti,ama kıyametler kopmuştu..çocuğuda öyle bir doldurdularki,babayı düşman bildi..onu kaçırıp satacak biri gibi.

İlk okul bitti ,bir kız kardeşi oldu.Arkadaşlarını gördükçe ,onlar gibi giyinmek istedi,dayak yedi..O yaz yatılı bir dini okula gönderdiler.Eve gelmesi yasaktı. 3 ayda yalnızca bir kere annesini orda görebilecekti..

Geri geldiğinde çarşafa girmişti..Konuşması ,davranışları acaipti.Konuşurken sallanıyor,kafasını öne arkaya deli gibi sallıyordu.konuşmasını unutmuştu..

Annesi bile korkmuştu halinden.

Orta okula başladı ama uyum sorunu yaşadı.okula giderken başını açıyor,çıkınca kapıda kapatıyordu..

O sene sınıfta kaldı.okuldan alıp ,daha katı kuralları olan bir yurda verdiler..Ballandıra ballandıra hocalarını anlattıklarında ağzım açık kalmıştı,çocuğa acımıştım..

Çocuğun ne çocukluğunu yaşamasına izin verdiler nede genç kızlığını..

Bir ay sonra kaçtı geldi..ağladı ne olur göndermeyin diye.ama anneannesi öyle bir dövdü ki..geri götürdüler.

Adını orada değiştirdiler..Sanem gavur adıymış.adı bundan sonra Buşra imiş..

Ben yıllar boyu ona sanem diye seslendim çok zor alıştım.artık herkes buşra diyordu...

Yaklaşık 5 ay kaldı orada ,öyle bir hastalanmışki korkmuşlar,haber saldılar kızınızı alın diye,onu adam edemedik diye..

Eve geldi .2 hafta hiç kalkmadan yattı..hertarafı çürük içindeydi.ablalar dedikleri kişiler buna sıksık ceza vermişler..

Kendine gelmeye başladığında ,çarşafı attı.Başını kapatmayı ret etti.Çok dayak yedi ama kapatmadı,daha 13 yaşındaydı ama bağırmayı,isyan etmeyi öğrenmişti..

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Son günlerde..




Yazacak hem çok şeyim var ,yada hiç bir şeyim yok...

Şubat ayın dan beri çok şey değişti.Kızım radikal kararlar verdi..Silkelendi kendine geldi,artık kendisinden daha fazla kimseyi sevmeyeceğine ,onun için kendi olmaktan vazgeçmeyeceğini söyledi..

Zayıfladı..Öyle böyle değil,sıfır beden olma yolunda inatla..Herkesin bütün söylenmelerine ve bizim bütün sabotajlarımıza karşı ..az yiyor,sık yiyor sebze ve meyvayla besleniyor..az uyuyor,koşuyor..

Köpek aldı..hep istediği sibirya kurdu,buz mavisi gözlü muhteşem bir hayvan..bizim dolaptakileri tavuk et nevarsa ona aşırıyor..Biraz kızsamda bende seviyorum..

Salsaya yazıldı..Arkadaşları çoğaldı..Tatile tek başına gitti..Beğendiği 36 beden beyaz pantolonu giydi fıstık gibi oldu..Yemek pişirmeye merak sardı,her fırsatta birşeyler pişirip beni kobay olarak kullanıyor..

Yaz okulundayız..İlk dönemde biliyorum deyip ,burası üniversite aney..yoklama mı olurmuş dediği ,vizeden 98, finalden 90 aldığı ingilizceden devamsızlıktan çaktı...seneye alttan dersi kalmaması için mecburen yine buradayız..Nasıl olsa kira ödüyoruz ya..

Ama ders oldu ona bu ,ikinci dönem hiç bir dersten eksiği yok..

Bana gelince hayli kilo aldım..Her fırsatta anne bunu dene ,şunu ye denildiği için,iş yok güç yok,ye babam ye...

Annemlere çok sık gidiyorruz ,her fırsatı değerlendiriyoruz..Onlarda hayli memnun..

Eşimle dargınız...15 gün oldu gelmedi..bende çağırmadım..ikimizde burnumuzu eğmiyoruz bakalım ne olacak...

Ben haklıyım..

Yeni bir hayatı düşünmüyor değilim..Bu yaştan sonra ayrılırsak neler olur diye düşünmeye başladım..

Herşeyin hayırlısı ne diyelim.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Buhranlı bir hafta sonu...

Çok sıkıntılı bir hafta sonuydu..Eşim geldi sağ olsun,arkasındanda kötü haber..

Küçük meleğim hastalanmış,acile götürmüşler.kusma ve ishal durduramamışlar,bütün gece serum yemiş sabaha eve göndermişler ,beklememiz lazım demişler..Ben çıldırdım ama elimden gelen bir şey yokki..Her yarım saatte bir telefon ettim onlarıda bezdirdim..

Deprem oldu ben telefonla cebelleşirken,bayağıda salladı, korktum..eşim bişey olmaz,olmaz korkma dedikçe iyice gerildim onun rahatlığı karşışında...sabaha kadar sallandık durduk.Uyku felanda tutmadı telefon başında sabahladım..

Kızım ın uzun zamandır tırnak batması var..Artık dayanılmaz hal aldı ,parmak renk değiştirmiş,şişmiş..

Sabah erkenden onun bütün itirazlarına rağmen doktora gittik.Doktor geç kalmak üzereymişşiniz neredeyse kanğrene dönüyormuş deyince ,ayaklarımın altından yer çekildi sanki..Parmağı bir kaç yerinden deldi ,iltiapı akıttı,bayağı uğraştı,ilaçlar verdi,kontrol altına aldı...

Çocuğun her yaşta çocuk.İster 20 yaşında olsun ,ister 25 yaşında...Yine kulağından tutup doktora götürmek gerekiyor,ilaçlarını hatırlatmak da ayrı bir dert..

Meleğim iyiymiş çok şükür,bugün kusmamış,yemeğinide yemiş...Telefonda konuştum sesini duydum ya bir oh dedim...

Depreme gelince,alışacağız ..umarım öncü değildir..ALLAHA emanetiz.Burası çok sulak bir yer zeminde çok yumuşak..en küçük bir sarsıntıda eski depremi hatırlıyorum..Dedim ya alışacağız...

Çok sıkıntılı iki gündü,Halbuki hava da zıttına güzeldi...

Bunaltıcı bir yazı oldu,farkındayım.İyi yazılarda buluşmak üzerere ,iyi akşamlar....

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Ucuz etin yahnisi...


Kışın fiatını güzel bulup aldığımız bir beden büyük deri montu daraltmaya karar verdik..Soğuk havalarda içinde kalın kazakla oluyordu .Havalar fena değil şimdi..giymek istiyor ama bol..

İncecik harika işlenmiş mis gibi hakiki deri kokan ,simsiyah bir mont..

Tabelasında deri dikilir,tamir yapılır diyen bir dükkan..

Girdik .Anlattık,ölçü alındı..en son fiat dedik..

50 lira..

İçimize oturdu..ama ,havamızdan taviz vermedik..

Ucuza aldığımız 90 liralık derimont bize 140 a mal oldu..E ee ne anladım ben bu işten ..zaten piyasası bunun 120 civarı..

Bu günlerde bizi kekleyen kekleyene..

Ama havamız var..

Kazık hesap...


Dolaşıyoruz,kızım burs parasını aldı ya,hadi yemek ısmarlayayım sana dedi..tabiki memnuniyetle kabul ettim..

Daha önce gittiğimiz bir yer..güzel ,lezzetli yemekleri var..Kebap ve pidelerde ortaya ikram geliyor.. Salata,turşu ve ezme..ana yemek gelinceye kadar onları atıştırıyoruz..

Ödeyeceğimiz hesabı kuruşu kuruşuna biliyoruz ,listede baktık...

Kalkalım dedik ,kasaya vardık..orda gençler birileriyle tartışıyor.

Hesap 4 lira fazla istendi.Neden dedik..

İkramların fiatı dediler..

Nasıl olur ,onları siz getirdiniz,adı üstünde ikram..

İkram istemiyoruz demeliymişiz,lafa bak..

Ödedik tartışmadık..

Gençlerde bu sebepten tartışıyormuş,haklı çocuklar ona göre hesap yapmışlar..ama bide demezlermi size daha öğrenci indirimi yaptık..çocuklar ceplerindeki bütün bozuk paraları çıkartıyorlardı,utandırmak istemedim bakmadım daha fazla..

Küçük hesap peşindeler.Bizden fazladan 4 lira aldılar ama müşteri kaybettiler ..O çocuklarıda kaybettiler ve bizi dinleyen çok kişiyi..

Canları sağ olsun ne diyelim...

10 Mayıs 2011 Salı

Anneler günü..


Çok güzel bir gün geçirdim..Kızım anneler günümü güzel geçirmem için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı sağ olsun.

ALLAH hayırlı evlat versin ..ama kız çocuğu bir başka ,asla unutmuyorlar senin için özel günleri..

Ben annem in anneler gününü bir hafta öncesinden kutladım..Kızımla hediyelerimizi aldık elini öptük ..Kızım mangalı yaktı .. Bir çok erkek yakamaz ama kızım başarılıdır o konuda .Maşallah döktürmüştü o akşam..Bütün aile toplandık..Annaannem,annem ,ben..ve kuzenler ,yeğenler.gelinler..Yaklaşık 20 kişi...Hepimizi doyurdu mest etti..

Babam pek insanları övmeyi sevmez..Çok ender güzel sözler söyler..Ama torunundan övgüyle bahsedince okadar mutlu oldum ki ..Kendimi gerçekten başarılı bir anne gibi hissettim..

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Densiz çiçekçi...


Anneciğimle pazarda dolaşıyoruz..Karşı caddeye çiçekçi renk renk çiçek saksıları,fideleri koymuş kendimizi kaybettik görünce...

Bu kaça.şu kaça..Yaklaşık 30 lu yaşlardaki adam demezmi bana 5 lira teyze...

Bak şu densize..

Ama ses etmedim beğendik bir kaç tanesini anneme aldım..

Yaklaşık 15 li yaşlarda bir kız...Amca...Bu çiçek kaça...

Adam ne amcası kız...dedi..

Abi de bari..sanki çok yaşlıyızda..

Ben bunu duyarda dururmuyum..Çiçekçiye döndüm..

Niye amca olamıyormuşşun..ben senin teyzen oluyorum ya..

Çiçekçi ,çiçekleri kadar renk değiştirdi..

Bir özür. bir özür...

Yok özür dilenecek bir şey yok da..Yaşlanıyorum galiba ilk kez orta yaşlarda biri teyze dedi..Abla de bari...

Koyuyo insana ya..

Eşimle dalga geçerdim.Ona yaklaşık 10 senedir kasiyerlerin çoğu amca der,acaip sinir olur,bidaha o markete uğramazdı..

Bende çiçekçiye uğramıyacağım..Evet koyuyomuş insana yaa..

15 Nisan 2011 Cuma

Bahar ve gençler..


Uzun zamandır hava hiç bugunki kadar güzel olmamıştı..Yürüdüm biraz güneşin tadını çıkartmak istedim..

Herkes sanki dışarıya atmış kendini,ağaçlar uyanmış tomurcuklanmış,papatyalar buldukları heryerde açmaya çalışmış irili ufaklı ..

Gençler el ele tutuşmuşlar ...

Yürüyorum ,caddeye geliyorum..

Bir kadın yanında kız çocuğu ,biraz önünde babaları olduğu anlaşılan bir adam...Suratsız biri söyleniyor...Kadın diyor az aşağıda bir dükkan vardı orada daha ucuz olur..Başlatma dükkanından diyor..Yürüü..Hiç eksiğiniz bitmez..Çocuk pamuk helvacıyı görür ister..Babası hışımla döner ,çarpmayım şimdi bitane der..çocuk başını önüne eğer...

Hemen arkalarındayım ..olanı biteni duyuyorum,üzülüyorum kadınla çocuğa..

Onların biraz önünde bir kız ve erkek kolkola yürüyor..erkek kızı bir anlığına öpüyor...

Önümdeki adam söylenmeye başlıyor..Utanmaz reziller..Buraya okumaya gelmişler ,her rezillik bunlarda...

Bense gülümseyerek bakıyorum gençlere..Ne güzel genç olmak ,hele baharda genç olmak..

Çocuktur...


Cadde kenarında kaldırımda yürüyorum..Arabalar vızır vızır geçiyor,bir çocuk dikkatimi çekti..4 yada 5 yaşlarında yalpalayarak koşan bir erkek çocuğu yanakları al al olmuş..Koşuyor koşuyor bana yaklaşıyor..Yanında yakınında biri yok..

Çocuğu zorlukla yakaladım.Çırpınıyor Bıyakkk beni bıyakk..

Arkadan bir kadın bağırmazmı bırak çocuğumu..

Ç ocuk sizin se yanınızdan neden ayırıyorsunuz..Yola fırlasa nasıl yetişeceksiniz..

Fırlamaz benim çocuğum...

Daha ben ne diyeyim..Fırlamazmış çocuğu..

Yumurtalı eylemler..


Üniversite de kim konuşma yapmak istese yumurtaya maruz kalıyor...

Bu gençleri anlamıyorum..Dinlemesini bilmiyorlar.Tartışmasını hele münazarayı hiç bilmiyorlar..Bir fikrin varsa söz alır söylersin..

Dikkat ediyorumda eylemciler tek tip gençler ..olabildiklerince vasat görünmeye çalışıyorlar...

Ben gençlerin pırıl pırıl olanını severim..modayı tekip etmesi değil ama güzel giyinmeli güncel olmalı,kendine özen göstermeli.

Haklı oldukları konularda mesala son YGS skandalında olduğu gibi olaylarda tabiki tepkilerini gösterecekler,ama polisle çatışmaya girmeden,yoluyla yordamıyla...

13 Nisan 2011 Çarşamba

Yemek programı...

Bütün gün evde işşiz güçsüz biri olduğum için bolca tv seyrediyorum..

Başlamadan önce hevesle beklemiştim Masterchef adlı proğramı...Uydu yayınlarının birinde görmüştüm orjinal olanını bayılmıştım..Mutfakta adeta şov yapıyorlardı.Soğanlar tak tak kesiliyor,ateş harlı yanıyor,spatulayla karıştırılan tavadaki yemek havaya yükseliyor renk cümbüşüyle tekrar tavaya düşüyor..sonunda ikram edilecek yemek özenle servis ediliyor...ustaların ustaları tadına bakıyor ve çok güzel önerilerde bulunuyor,nazikçe kibarca...

Bizdeki program ı zoraki seyrediyorum..Yemek yapmaya kendini adamış yüzlerce kişiden 20 lere indirdiler..olması gereken bu tabikii...ama kalanlara hayatı zindan eden bir şef var Batuhan usta..

Format bu olması lazımsa öbür ustalar kibar kalıyor yanında.Orjinali de ozaman formata uymuyor..Bu adamın derdi nedir anlamadım nekadar gıcık birisi..Son zamanlarda bu tip ne olduğu belirsiz adamlar çok türedi gerçi..Kıyafetleriyle ve sivri dilleriyle farklı olmaya çalışıyorlarKendi eksikliklerini, bileniycem artık hangi uzuvları eksikse ,davranışlarıyla kapatmaya çalışıyorlar..biz farklıyız sizin ne düşündüğünüz bizi ilgilendirmez demeyemi getiriyorlar..Saygısızlığı ,kalp kırmayı dobralıkla karıştırıyorlar....

Yapılan bir yemek var,bir emek var, iyi lezzette yada kötü lezzette..ama bir nimete iğrenç denirmi..Bunu söyleyen çocuğum olsa ağzına birtane patlatırım..ama ustaların ustasıda bunu söylerse pes artık...ALLAH ın verdiği hiç bir nimete iğrenç denilmez..Bence çarpılmadan ,havaya kalkmış o münasip yerini aşağı indirsen iyi olur...

Bizi ve orda yarışan hevesli insanları, yemek yapmaktan soğutmayın ...

12 Nisan 2011 Salı

Başka hayatlar..

Annem anlattı..

Hastanede yıllardır görmediğimiz eski mahalledeki taşınan komşumuzu gördük,hasret giderdik..Sordum çocuklar nasıl iyimi diye, aslında tek bir oğlu vardı..iyi dedi oğlanın eşi ölmüş...İki kız torun vardı ne oldu evlendilermi diye sordum,evet evlendi ikiside,onların bile çocuğu oldu dedi..

Bir kız torunum daha oldu dedi..Oğlundan mı dedim..yenidenmi evlendi..Hayır dedi evlenmedi ama oğlundan oldu kız torun..

Benim anlamadan baktığımı görünce..

Oğlum dedi...evlatlık edindi..dört sene kadar önce bir kız çocuğu benim oğlanın peşine takılmış,nereye gitse kızçocuğuda peşinde..merak etmiş sormuş kimsin nesin,nerden geldin..Çocuk yurddan kaçmış..kimsesizler yurdundan..yaşı 12..

Kız benim babam olurmusun demiş..beni sever yanına alırmısın...Bizler büyük olduğumuz için kimse bizi almıyor..ama ben bir babam olsun istiyorum ...

Oğlum çok korkmuş,başıma iş alırım şimdi diye kızı karakola götürmüş,ordanda yurda geri almışlar kızı..ama bizim oğlanın içine işlemiş bu..

Kızı yurta görmek istemiş,çok zorluk çıkartmışlar önceleri..

Sonraları kızı görmüş,evlat edinmek istedi ama eşi öldüğü için vermediler..ama vasi olabilirmiş..Şimdi hafta sonları gündüz gelebiliyor..Telefon ediyor..Baba beni al diyor,oğlunda onu alıyor eve getiriyor..bana babaanne diyor,dedesine dede..Öyle güzel bişeyki görmeniz lazım..

Dinleyince duygulandım..neler oluyor şu dünyada haberimiz yok..bizim en doğal hakkımız olarak gördüğümüz,değerini bilmediğimiz şeyler başkaları için hayal sayılabiliyor..

Bu hikaye iyi bitmiş çok şükür ki...Tersi olayları duymuyormuyuz..Küçücük kaçan kızların başına neler geldiğini...

6 Nisan 2011 Çarşamba

Özlemmm...


Buraya geleli 8 ay oldu..Alışamadım hala..

En kıymetlimle beraberim ama mutsuzum..Oda mutlu değil görüyorum..günbe gün daha fazla zayıflıyor..Birkaç kilo fazlası vardı ama gözleri ışıl ışıldı..şimdi daha durgun,dingin ve daha zayıf...

Geçenlerde temizlik yaparken, plastik bebeğin kaybolan kolunu buldum..avucumda o küçücük kolu evirdim çevirdim, sevdim ..Ve benim kopma noktam geldi...

Haykıra haykıra ağladım..kalkamadım yerimden..

Küçük cırcır böceğime o bebeği verdiğimiz zaman geldi aklıma..okadar mutlu olmuştuki..halası özellikle pembe saçlı olanı almıştı..pembeyi çok severdi ..o gün ona çok kıyafet ve oyuncak almıştık ama son anda o bebeğide almıştık ,ucuz bir şeydi alalade plastik bir bebekti ama almak istemiştik...Bizi ziyarete geldiklerinde verdik hediyelerimizi..Kıyafetlerin yüzüne bakmadı..bebeğe bayılmıştı...

O akşam bir kolu kayboldu bebeğin..aradık ama yoktu..kıyametleri kopardı..yine alırız dedik ama dinleyen kim..Sonra döndüler..bebeğini elinden hiç bırakmamış..sonraki ay tatilde gittiğimizde hala oynuyordu kolsuz bebeğiyle..ona hiç doyamadım tatilde.. her fırsatta,mıncıkladım öptüm ..öptüm...

Oğlumla,gelinim ayrılıyorlar...Gelinim ve tatlı meleğim artık yok..gitmişler...

Uzun zamandır sakin kalmaya çalışıyordum..Uzaktan uzağa yapabileceklerimi yapmaya çalıştım ..Çok genç evlendiler..anlatamadım ozamanlarda..dinlemediler,aşığız dediler..

Şimdi ikisede yaşayamadıklarına özlem duyuyor..

Oğlum arkadaşlarıyla vakit geçirmek,arabasına binip sürat yapmak,bilgisayarda oyun oynamak istiyor..

Gelinim,süslenip gezmek,yeni insanlarla tanışmak,üniversiteye gitmek istiyor..benim gidenlerden neyim eksik diyor..fazlası var farketmek istemiyor..Bir kızı...

İkiside bir evin evin sorumluluğunu istemiyor..şimdi başlamaları gereken bir hayatı tükettiler..

Olan çocuğa oluyor.. Onun ne düşündüğü yada bizim ne düşündüğümüz önemli değil gibi bir çanta taşınır gibi tutup gidebiliyorlar..Hayatına bir anda sokup bir andada çıkartabiliyorlar..

Küçük meleğimi çok özledim..önu birdaha görememe düşüncesi beni öldürüyor..

Küçücük ellerini öpmeyi özledim..

Ben iş yaparken,babaanneciğim diye belime sarılıp tepeme tırmanmasını özledim..

Sabahları erkenden kalkıp,yatağıma çıkıp zıplamasını özledim...

Çok özledim bitanem seni çok özledim..

3 Nisan 2011 Pazar

Kuzen im....

Halamla aynı şehirdeyiz..İki kızından sonra bir oğlu oldu yarıyaşından sonra..gerizekalı olur dediler ama okadar erkek çocuk istiyorduki ,doğurmak istedi..doğdu bayağı gelişkin bir bebekti sapsarı boncuk gözlü bir bebek...

Birkaç ay sonra benimde yeğenim doğdu ..ondan 5 ay kadar küçüktü..beraber büdüler sayılır..bizimki daha çabuk yürüdü,konuştu,tuvaletini söyledi..

Aradan geçen zaman içinde halamın oğlunun biraz zeka geriliği olduğu tespit edildi..okulda pek başarılı olamadı,ilk sene kaldı..yeğenimle aynı sınıfta oldu.bizimki felaket bir çocuk geveze ,fırlama birşey..kuzenim saf ağır bir çocuk..hep kıyaslandılar..

En son onu 11 yaşlarındayken görmüştüm çünkü annemlerin olduğu şehirden taşınmışlardı benim şimdiki yaşadığım şehre gelmişlerdi..o zaman hatırladığım yapılı ve durmadan bu ne bu ne diye aynı şeyleri soran bir çocuktu.yeğenimde aptalmısın oğlum kaçkere dedik sana gene soruyorsun diyordu ,ona kızmıştım dalga geçiyor diye..

Halam bana hoş geldine geldi sağ olsun ..hal hatır ettik..cihanı sordum ,nasıl büyüdümü diye..ooo dedi halam bizden uzun 17 yaşında yakında 18 olacak okulda fena değil..tiyatro düşkünü..oyunlara çıkıyor dedi şaşırdım..ne güzel dedim..

Yeğenim geldi geçenlerde..tam bir fırlama..annesinden para alamamış sinirli söyleniyor..çalış diyorlar..niye çalışacakmışım bana bakmaya mecbursunuz diyor20 lira için annesine dokuz takla atıyor..

Kızımın vizeleri başladı..bütün gün çalıştı..akşam kafamız dağılsın dedik..dışarıya çıkalım bir çay içelim dedik..Konuşa konuşa yürüdük dalmışız..bir palyoça elimize ilan verdi..ilana hafifçe baktım nedir diye..göz ucuyla palyoçaya baktım..palyoçaları oldum olası sevmem nedendir bilmem ..bana hiç komik gelmezler..bilinç altımda onlara karşı nedensiz bir ürküntü var..

Yürümek istedik..palyoço önümüze geçti..Abla beni tanımadınmı dedi...baktım baktım..hayır..

Kızıma döndü..B..abla sen tanımadınmı..

Kızım birden aaaa..sen cihan sın..evet...

Bir an şaşırdım ..cihan da kim..Anne halanın oğlu cihan..kuzenin cihan..

Cihannn..senmisin gerçekten..evet oymuş..sarıldık ..Yavrum ne güzel delikanlı olmuş...Kafamızı kaldırıyoruz yüzünü görmek için okadar uzun..sapsarı saçları insanın gözünü alıyor..

Nasıl tanıdın diyorum..ee görmüştüm sizi ya daha önceden diyor7 yıl önce...

Ne yapıyorsun diyorum..bu palyoço kıyafetiyle..

Çalışıyorum abla..harçlığımı çıkartıyorum,ilan dağıtıyorum,reklam yapıyorum..

Biraz konuştuk..okulundan,tiyatrodan..hepsinden güzel bahsetti..tiyatroyu çok seviyorum dedi..bir gün oyunuma gelin dedi...halama selam gönderdik..vedalaştık..

Onunla gurur duydum..Herkese inat..ona saf diyenlere inat..mongol diyenlere inat..aslan gibi delikanlı olmuş...

O ölçülen geri denilen zekasıyla..birçok kişiden ileriyse..normal olsaydı ne olurdu acaba düşünemiyorum..

Seni ALLAH Tüm kötülüklerden korusun ..herşey gönlüne göre olsun kuzenim..