8 Temmuz 2010 Perşembe

SABİHA


uzun açık kumral saçları ,duru beyaz cildi ve uzun boyuyla çok güzel bir kızdı sabiha .ablası da güzeldi ve ondan çok ders alarak büyüdü onu seyrederekve ona imrenerek.

Liseyi bitirmeden isteyenleri olmaya başladı ,konuştuğu gençlerde oldu .biriyle bir yıldan biraz daha fazla konuştu ama ona göre değildi,geleceği yoktu..sıradandı..

Ablası bir evlilik yapmış eşi üçkağıtçının biri ve kolay para kazanan biriydi en güzel kıyafetleri alıyor ve birlikte tatillere çıkıyorlardı ..Evlenirse kendine böyle bir hayat yaşatacak birini bulacaktı buna emindi.

Murat iki yıldır peşindeydi,pek güzel biri sayılmazdı fazlaca esmer ,orta boyda ama çok çalışkan ve hali vaktide yerinde bir delikanlıydı.Kendine ait bir tır ı vardı ve yurt dışına mal götürüp getiriyor ,babasıda zamanında aynı işi yapmış ve işi artık ona devretmişti.murat babasıyla yalnız yaşıyordu annesi babasıyla seneler önce murat daha 7 yaşlarındayken ayrılmışlardı.Murat o günleri hiç unutmadı,

Okula başlayacaktı ,babası yine yola çıkmıştı.annesinin yanında yatardı ama artık annesi kızıyordu,bazende onu akşamları kapısını kilitliyordu .ağlıyordu anne ne olur kilitleme söz odana girmeyeceğim seninlede yatmayacağım ama beni kilitleme diye ...ama yinede sabaha kadar açmıyordu kapısını..bazen sesler duyuyordu .babası gibi bir ses,ama babasının olmayan bir ses ..bir cumartesi pazara çıktılar ve annesi bir tezgahtan domates almaya başladı gülerek konuşuyordu adamla,adamda ona gülüyordu bu ses nekadarda tanıdıktı...

Babasına o gidince çok korktunu söylemişti,babasıda neden sen aslan gibi delikanlı oldun artık anana sen göz kulak olacaksın demiş muratta ama beni odama kilitliyor ki ben gece odamda yalnız korkuyorum demişti...babası hiç bir şey demedi...uzun uzun yüzüne bakmıştı.bir kaç gün babası hiç konuşmadı,hep düşündü ..sabah erken saatlerde uzun yola çıkıyorum dedi akşama mutlaka adana da olmam lazım ,bir kaç gün yokum dedi.

Annesi o gün pek neşeliydi onuda alıp hamama gitti,murat zayıf bir çocuktu onun yaşındakileri almazlardı kadınlar bölümüne ama yaşını göstermiyorduki..annesi akça pakça güzel bir kadındı uzun saçları vardı onu yıkanırken hayranlıkla seyretti..akşam olunca odasının kapısı yine kilitlendi ağladı ama annesi hiç aldırmadı..uykuya dalmıştıki o sesi yine duydu ,yine daldı ve bu kez öyle bir sesle uykudan sıçradıki,babası bağırıyordu ,küfrediyordu,kapıyı babası tekmeliyordu ve kırıldı..babasını hiç böyle görmemişti,yüzü daha çok kararmıştı sanki.muratı elinden tutup BAKK...dedi anana bak,ve bunu hiç unutma anan bizi aldattı,onu bu adamın koynunda yakaladım..babasının o pazarda gördüğü adamı tekme tokat dövüşünü ve ayaklarından sürüyerek adamı yakın olan dereye götürüp atışını seyretti..Annesi o sırada kaçmıştı .onu birkaç kez daha gördü sarılmak konuşmak istedi ama o küçük yüreğinde annesinin babasını ve kendisini aldattığını biliyordu ve hiç izin vermedi annesinin yaklaşmasına..

Sabiha yı lise ye giderken gördü .o kadar güzeldiki ,yol kenarında onun geçişini izledi .bir yıldan fazla sadece izledi yaklaşamadı okadar güzel bir kız ona bakmazdıki daha sonra cesaretini topladı konuşmaya çalıştı,pek yüz vermedi.çok fazlada göremiyordu zaten babasının tırında çalışıyor bazende yurt dışına çıkıyordu.kızlarla öyle konuşma gibi de deneyimi de olmamıştı.bazen kadınlarla olurdu ama onlarda belliydi ,konuşması gerekmiyordu.bir yakın arkadaşı olan Vural,onunla paylaştı bir kızdan çok hoşlandığını ama yaklaşamadığını..Vural böyle konularda ustaydı etkileyemeyeceği kız olmadığını düşünürdü,evli bir kadını eşinin koynundan çıkarırkoynuma alırım derdi okadar ustaydı ve kızları iyi tanırdı ve murat ın en iyi arkadaşıydı.evliydi eşini başkasıyla evlenecekken düğün gecesi kaçırmıştı,dünyalar güzeli birde oğlu vardı.vural ona nasıl davranması gerektini ve giyinmesini gösterdi hediyeler aldırdı,mektuplar yazdırdı,sabihayı biraz çözmüştü.

Beraber çıktılar birkaç kez .murat a bonkör olmasını kızı paraya boğmasını söyledi.bir kaç buluşmadan sonra sabiha alışmaya ve sevmeye başladığını düşündü murat ı okadar iyi bir delikanlıydıki belliki onuda çook seviyordu,çıkma teklifini kabul etti murat havalarda uçuyordu..

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Yoruldum


İnsanların nankör ve sömürgeci olmalarına alışamadım .Ben izin veriyorum bunu biliyorum,eşim ,kendisinden başka herkese fazla taviz verdiğimi düşünüyor.aslında beni en çok sömüren de o ama bunu asla kabul de etmez.

Çocukluğum öyle pek ahım şahım geçmedi.hep olgun olmak zorundaydım.yaptığım tek yaramazlık misafirlerin ayakkabılarını saklamakmış ,bunu da 4..5.. yaşlarında yapmışım hala anlatırlar.kardeşim felaket bir şeydi ondan 3 yaş büyüğüm onun bütün sorumluluğunu bana yıkmıuşlardı neler çektitdini anlatsam hayretle ve gülerek eminim dinlersiniz.tabii bana o zamanlar hiç te komik gelmiyordu,tam bir baş belasıydı,şimdi kendi oğluna nefes aldırmıyor,

Çocukluluktan ne zaman genç kızlığa geçtim anlamadım ,hiç flört üm olmadı,bu na ben ve yetiştirilme tarzım izin vermedi,annemden ve babam danda çok korkardım.biriyle konuşmak aileme utanç vermek demekti,duygularımı resimlere aktarırdım,onuda gizlice yapardım çünkü boş işlerdi bunlar..

16 yaşında nişanlandım onbir ayda nişanlımı sevmeyi öğrendim.evlendim ...Büyüklerin yanında 5 yıl yaşadık şimdi hepsi rahmetli oldu ama bana da az çektirmediler,darıcaya taşındık kiralarda geçim sıkıntısı çektik bir oğlum dan sonra birde kızım oldu..eşim oğlumun üstünde tıpkı annemin bana kurduğu gibi otorite kurmaya çalıştı mükemmel çocuk olasını istedi,ergenliğe girince ters tepti herşeye isyan etti. ben iki tarafıda idare etmeye çalıştıysamda yine herşeyde sorumlu ben oldum,kötü ben oldum..

Kızımı hiç bir şeyden yoksun bırakmamaya çalıştım .her türlü sosyal faliyete girmesi için cesaretlendirdim heryerde arkasında oldum dik başlı zor bir çocuktu ve genç kız oldu her türden ilgiye çok maruz kaldı, dikkat çekti, eleştirildi..en yakın arkadaşımı bile sildim kızıyla kızım geçinemedikleri ve arkadaşımın olaya müdahale ettiği ve kızımı şuçladığı için.

Kime nekadar faydam oldu bilemem ama kendime hiç olmadığım aşikar her şeyden uzaklara hatta hiç insan olmayan bir bahçem ,hayvanlarım,tek gözlü bir taştan bir evim ocakta kaynayan bir çaydanlığım ve bolca kitaplarım olsun istiyorum ..

Herkesten ve özellikle hiç yaranamadığım ailemden yoruldum ..sömürülmekten yoruldum...nankörlükten yoruldum...


Bu da benim gözümde hiç büyümeyecek olan bebişim



İnatçı keçim benim


Kocaman açar o gözleri dakikalarca kırpmadan bakar .gülüncede dünyaları veresim gelir ona

.Buda küçük huysuz böceğim..

Uzun zamandır uğramıyordum buralara.Sözde sınavlar ve kurslar bitince devamlı yazacaktım ama olmuyor.havalar çok sıcak geceleri kimse uyumuyor kızlar sabaha kadar balkonda kıkırdaşıp duruyorlar yada film seyrediyorlar.baba ve bende oflayıp, söylenip duruyoruz .Yani sabahlarıda geç kalkıyorlar anca bir programları varsa ozaman erken kalkıyorlar,geç kalktıkları için esilada bana kalıyor .O nasıl bir çocuk anlamadım zaten geç yatar, az yer,sabahlarıda 7 olmadan ayakta ve bütün gün de canavar gibi maşallah.

Bu sabah denize gittiler ,ev boşaldı .işleri olunca öyle bir uyanıyorlar...Onları öpüp uğurladım,esila aklı bende ama gitmekde istiyor geriye baka baka aynı zamandada hoplaya zıplaya gitti.Ev uzun zamandır bana böyle kalmamıştı.Ortalığı topladım,çay demledim.birde akşam için hamur mayaladım çiğ börek yapacağım,yanınada kızartma ohh,başım rahat şimdi. yazmak istedim ama uzun zamandır yazmadığım için akıcılığımı yitirmişim,yazacaklarımı toparlayamıyorum.

Geçen yıl bu zamanlarda memleketteydim.İpek yolu şenlikleri vardı,her günümüz dolu geçiyordu .Bu sene daha bir plan yapmadık,eşimin iş durumları biraz problemli bakalım ne olacak.Sınav sonucunu bekliyoruz pek konuşmuyoruz bu konuyu ama kimseninde aklından çıktığı yok da.Hayırlısı..

benim huysuz böceklerimin resimlerini yüklüyorum ..tabii becerebilirsem.