12 Temmuz 2011 Salı

Sanem nasıl Büşra oldu. 1..


O nu tanıdığımda 4 yaşındaydı..Siyah kısa kesilmiş saçları,bal rengi iri gözleriyle çok tatlı bir kız çocuğuydu.

Annesi çok karışık sebeplerden dolayı babasından boşanmıştı ve anneannesinde kalıyorlardı.

Dedesine baba diyordu.annesi ve iki dayısı öyle diyordu ya ..İçten içe duyulan bir baba isteği,bana hep öyle gelirdi.

Annesi çalışmaya başladığı sene evlendi.Sanem daha 6 yaşına girmemişti.Hoş evlensede ,çalışşada ne fark ederdiki..Annesinden annelik görmemiştiki.Anneannesi karışırdı herşeyine ..kimseye laf söyletmezdi..döverse o döver severse o severdi..

Üvey baba sessiz biriydi ,onu çocuğu gibi benimsemeye çalıştı tabiki aneanne nin izin verdiği ölçüde..Aynı mahallede ev tuttular ama sanem yine anneannesinde kalıyordu,onu vermedi.çok istiyorsanız kendinize yeni bir çocuk yapın demişti...

Ben bir kaç kere sanem in annesine yanlış yaptıklarını söylemiştim..Bir çocuğun yeri annesinin yanı dır..Sevgi emek ister,anne kız ilişkisi beraber olduğu müddetçe büyür sağlamlaşır,senin evinde yatsın,akşamları sen yatır,saçını okşa.gündüzleri yine kalsın anneannesinde..Ama dinlemediler.

Katı kuralları olan bir aileydi,kardeşin yada eşin değilse bir erkekle konuşmak onlara göre ahlaksızlıktı...Sanem i küçücük yaşlarda kafasına tülbent i örter nekadar güzel oldu diye gösterirlerdi..

Sanem okula başladı.dikkat sorunu vardı,odaklanamıyordu.Zaman zaman ona ders gösterirdim,beni dinler ve severdi.

Erkeklerle ilgili kafasını çok dolduruyorlardı,çocukta herşeyi büyük bir olay gibi anlatıyordu ailesine..şu cocuk bana dokundu,bu çocuk yanıma oturdu..

Annesini hiç dinlemiyordu.anne sevgisi bilmiyorduki.Baba sevgiside bilmiyordu..Öz babası aramıştı birçok kez.kızıyla vakit geçirmek istemişti,ama kıyametler kopmuştu..çocuğuda öyle bir doldurdularki,babayı düşman bildi..onu kaçırıp satacak biri gibi.

İlk okul bitti ,bir kız kardeşi oldu.Arkadaşlarını gördükçe ,onlar gibi giyinmek istedi,dayak yedi..O yaz yatılı bir dini okula gönderdiler.Eve gelmesi yasaktı. 3 ayda yalnızca bir kere annesini orda görebilecekti..

Geri geldiğinde çarşafa girmişti..Konuşması ,davranışları acaipti.Konuşurken sallanıyor,kafasını öne arkaya deli gibi sallıyordu.konuşmasını unutmuştu..

Annesi bile korkmuştu halinden.

Orta okula başladı ama uyum sorunu yaşadı.okula giderken başını açıyor,çıkınca kapıda kapatıyordu..

O sene sınıfta kaldı.okuldan alıp ,daha katı kuralları olan bir yurda verdiler..Ballandıra ballandıra hocalarını anlattıklarında ağzım açık kalmıştı,çocuğa acımıştım..

Çocuğun ne çocukluğunu yaşamasına izin verdiler nede genç kızlığını..

Bir ay sonra kaçtı geldi..ağladı ne olur göndermeyin diye.ama anneannesi öyle bir dövdü ki..geri götürdüler.

Adını orada değiştirdiler..Sanem gavur adıymış.adı bundan sonra Buşra imiş..

Ben yıllar boyu ona sanem diye seslendim çok zor alıştım.artık herkes buşra diyordu...

Yaklaşık 5 ay kaldı orada ,öyle bir hastalanmışki korkmuşlar,haber saldılar kızınızı alın diye,onu adam edemedik diye..

Eve geldi .2 hafta hiç kalkmadan yattı..hertarafı çürük içindeydi.ablalar dedikleri kişiler buna sıksık ceza vermişler..

Kendine gelmeye başladığında ,çarşafı attı.Başını kapatmayı ret etti.Çok dayak yedi ama kapatmadı,daha 13 yaşındaydı ama bağırmayı,isyan etmeyi öğrenmişti..

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Son günlerde..




Yazacak hem çok şeyim var ,yada hiç bir şeyim yok...

Şubat ayın dan beri çok şey değişti.Kızım radikal kararlar verdi..Silkelendi kendine geldi,artık kendisinden daha fazla kimseyi sevmeyeceğine ,onun için kendi olmaktan vazgeçmeyeceğini söyledi..

Zayıfladı..Öyle böyle değil,sıfır beden olma yolunda inatla..Herkesin bütün söylenmelerine ve bizim bütün sabotajlarımıza karşı ..az yiyor,sık yiyor sebze ve meyvayla besleniyor..az uyuyor,koşuyor..

Köpek aldı..hep istediği sibirya kurdu,buz mavisi gözlü muhteşem bir hayvan..bizim dolaptakileri tavuk et nevarsa ona aşırıyor..Biraz kızsamda bende seviyorum..

Salsaya yazıldı..Arkadaşları çoğaldı..Tatile tek başına gitti..Beğendiği 36 beden beyaz pantolonu giydi fıstık gibi oldu..Yemek pişirmeye merak sardı,her fırsatta birşeyler pişirip beni kobay olarak kullanıyor..

Yaz okulundayız..İlk dönemde biliyorum deyip ,burası üniversite aney..yoklama mı olurmuş dediği ,vizeden 98, finalden 90 aldığı ingilizceden devamsızlıktan çaktı...seneye alttan dersi kalmaması için mecburen yine buradayız..Nasıl olsa kira ödüyoruz ya..

Ama ders oldu ona bu ,ikinci dönem hiç bir dersten eksiği yok..

Bana gelince hayli kilo aldım..Her fırsatta anne bunu dene ,şunu ye denildiği için,iş yok güç yok,ye babam ye...

Annemlere çok sık gidiyorruz ,her fırsatı değerlendiriyoruz..Onlarda hayli memnun..

Eşimle dargınız...15 gün oldu gelmedi..bende çağırmadım..ikimizde burnumuzu eğmiyoruz bakalım ne olacak...

Ben haklıyım..

Yeni bir hayatı düşünmüyor değilim..Bu yaştan sonra ayrılırsak neler olur diye düşünmeye başladım..

Herşeyin hayırlısı ne diyelim.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Buhranlı bir hafta sonu...

Çok sıkıntılı bir hafta sonuydu..Eşim geldi sağ olsun,arkasındanda kötü haber..

Küçük meleğim hastalanmış,acile götürmüşler.kusma ve ishal durduramamışlar,bütün gece serum yemiş sabaha eve göndermişler ,beklememiz lazım demişler..Ben çıldırdım ama elimden gelen bir şey yokki..Her yarım saatte bir telefon ettim onlarıda bezdirdim..

Deprem oldu ben telefonla cebelleşirken,bayağıda salladı, korktum..eşim bişey olmaz,olmaz korkma dedikçe iyice gerildim onun rahatlığı karşışında...sabaha kadar sallandık durduk.Uyku felanda tutmadı telefon başında sabahladım..

Kızım ın uzun zamandır tırnak batması var..Artık dayanılmaz hal aldı ,parmak renk değiştirmiş,şişmiş..

Sabah erkenden onun bütün itirazlarına rağmen doktora gittik.Doktor geç kalmak üzereymişşiniz neredeyse kanğrene dönüyormuş deyince ,ayaklarımın altından yer çekildi sanki..Parmağı bir kaç yerinden deldi ,iltiapı akıttı,bayağı uğraştı,ilaçlar verdi,kontrol altına aldı...

Çocuğun her yaşta çocuk.İster 20 yaşında olsun ,ister 25 yaşında...Yine kulağından tutup doktora götürmek gerekiyor,ilaçlarını hatırlatmak da ayrı bir dert..

Meleğim iyiymiş çok şükür,bugün kusmamış,yemeğinide yemiş...Telefonda konuştum sesini duydum ya bir oh dedim...

Depreme gelince,alışacağız ..umarım öncü değildir..ALLAHA emanetiz.Burası çok sulak bir yer zeminde çok yumuşak..en küçük bir sarsıntıda eski depremi hatırlıyorum..Dedim ya alışacağız...

Çok sıkıntılı iki gündü,Halbuki hava da zıttına güzeldi...

Bunaltıcı bir yazı oldu,farkındayım.İyi yazılarda buluşmak üzerere ,iyi akşamlar....

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Ucuz etin yahnisi...


Kışın fiatını güzel bulup aldığımız bir beden büyük deri montu daraltmaya karar verdik..Soğuk havalarda içinde kalın kazakla oluyordu .Havalar fena değil şimdi..giymek istiyor ama bol..

İncecik harika işlenmiş mis gibi hakiki deri kokan ,simsiyah bir mont..

Tabelasında deri dikilir,tamir yapılır diyen bir dükkan..

Girdik .Anlattık,ölçü alındı..en son fiat dedik..

50 lira..

İçimize oturdu..ama ,havamızdan taviz vermedik..

Ucuza aldığımız 90 liralık derimont bize 140 a mal oldu..E ee ne anladım ben bu işten ..zaten piyasası bunun 120 civarı..

Bu günlerde bizi kekleyen kekleyene..

Ama havamız var..

Kazık hesap...


Dolaşıyoruz,kızım burs parasını aldı ya,hadi yemek ısmarlayayım sana dedi..tabiki memnuniyetle kabul ettim..

Daha önce gittiğimiz bir yer..güzel ,lezzetli yemekleri var..Kebap ve pidelerde ortaya ikram geliyor.. Salata,turşu ve ezme..ana yemek gelinceye kadar onları atıştırıyoruz..

Ödeyeceğimiz hesabı kuruşu kuruşuna biliyoruz ,listede baktık...

Kalkalım dedik ,kasaya vardık..orda gençler birileriyle tartışıyor.

Hesap 4 lira fazla istendi.Neden dedik..

İkramların fiatı dediler..

Nasıl olur ,onları siz getirdiniz,adı üstünde ikram..

İkram istemiyoruz demeliymişiz,lafa bak..

Ödedik tartışmadık..

Gençlerde bu sebepten tartışıyormuş,haklı çocuklar ona göre hesap yapmışlar..ama bide demezlermi size daha öğrenci indirimi yaptık..çocuklar ceplerindeki bütün bozuk paraları çıkartıyorlardı,utandırmak istemedim bakmadım daha fazla..

Küçük hesap peşindeler.Bizden fazladan 4 lira aldılar ama müşteri kaybettiler ..O çocuklarıda kaybettiler ve bizi dinleyen çok kişiyi..

Canları sağ olsun ne diyelim...

10 Mayıs 2011 Salı

Anneler günü..


Çok güzel bir gün geçirdim..Kızım anneler günümü güzel geçirmem için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı sağ olsun.

ALLAH hayırlı evlat versin ..ama kız çocuğu bir başka ,asla unutmuyorlar senin için özel günleri..

Ben annem in anneler gününü bir hafta öncesinden kutladım..Kızımla hediyelerimizi aldık elini öptük ..Kızım mangalı yaktı .. Bir çok erkek yakamaz ama kızım başarılıdır o konuda .Maşallah döktürmüştü o akşam..Bütün aile toplandık..Annaannem,annem ,ben..ve kuzenler ,yeğenler.gelinler..Yaklaşık 20 kişi...Hepimizi doyurdu mest etti..

Babam pek insanları övmeyi sevmez..Çok ender güzel sözler söyler..Ama torunundan övgüyle bahsedince okadar mutlu oldum ki ..Kendimi gerçekten başarılı bir anne gibi hissettim..

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Densiz çiçekçi...


Anneciğimle pazarda dolaşıyoruz..Karşı caddeye çiçekçi renk renk çiçek saksıları,fideleri koymuş kendimizi kaybettik görünce...

Bu kaça.şu kaça..Yaklaşık 30 lu yaşlardaki adam demezmi bana 5 lira teyze...

Bak şu densize..

Ama ses etmedim beğendik bir kaç tanesini anneme aldım..

Yaklaşık 15 li yaşlarda bir kız...Amca...Bu çiçek kaça...

Adam ne amcası kız...dedi..

Abi de bari..sanki çok yaşlıyızda..

Ben bunu duyarda dururmuyum..Çiçekçiye döndüm..

Niye amca olamıyormuşşun..ben senin teyzen oluyorum ya..

Çiçekçi ,çiçekleri kadar renk değiştirdi..

Bir özür. bir özür...

Yok özür dilenecek bir şey yok da..Yaşlanıyorum galiba ilk kez orta yaşlarda biri teyze dedi..Abla de bari...

Koyuyo insana ya..

Eşimle dalga geçerdim.Ona yaklaşık 10 senedir kasiyerlerin çoğu amca der,acaip sinir olur,bidaha o markete uğramazdı..

Bende çiçekçiye uğramıyacağım..Evet koyuyomuş insana yaa..